Astroloji nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Astroloji nedir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2011 Cuma

Selahattin Amca



Benim sık sık söylediğim bir cümle vardır, ‘’ Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak cahil insanların işidir’’ Bu cümle yine nereden geldi aklıma bugün ? Selahattin amca saolsun. Selahattin Duman’dan bahsediyorum, yaşı itibariyle kendisi benim için amca kıvamında çünkü, buna istinaden yazımın geri kalanında kendisine sayın amca diye söz edeceğim.

Bugün Vatan gazetesinde ki köşesinde astroloji fal ve akabinde Şamanlıkla ilişkilendirmiş ve elinde hiçbir veri olmadan verip veriştirmiş. Yazıyı okuyunca önce bir güldüm! Sonra şaşırdım! Yazısını okumak isteyenler için (http://haber.gazetevatan.com/Haber/420340/1/Gundem)  Bu yazısının neresinden tutsam elimde kalıyor ama bir yerinden başlamak gerek.

Yazısında bahsettiği Şamanizm, insanlık tarihinin en eski dinlerinden biridir, temeli büyü ve sihre dayanır. Şaman ayinlerini yöneten, yapan kişilere de Şaman denir. Buradan yola çıkarak astrolojiyi bir din olarak görmek ve bununla uğraşan kişileri de din adamı gibi göstermek nasıl bir gaflettir benim aklım almadı ? Kaldı ki astorloglar büyü veya sihirde yapmaz!

Eğer ben biz eleştiri yazısı yazacaksam öncelikle o konu hakkında bilgi sahibi olmam ve elimde anti verisini oluşturacak sağlam argümanlarımın olması gerekir ki birisi çıkıpta yazdığım yazıyı tabiri caiz ise bana ‘’Kapak’’ yapmasın, komik duruma düşmeyelim, karizma çizilmesin. Hele ki Türkiye’nin önde gelen köşe yazarlarından biri isem daha dikkatli olurum, yoksa sizin gibi ‘’laf olsun torba dolsun’’ torba doldun mantığıyla kelimeleri sizden kat bi kat daha ustaca kullanarak yazı yazabilecek insan çok!

Sayın amca, gelişen dünya, bilim ve pozitif bilimin ardından Astrolojiye inanan ahmakların arttığından dem vurmuş. İşte asıl hikaye burada başlıyor…

Astroloji insanlık tarihi kadar eski bir konudur, ilk insanların yaşadıkları mağara resimlerinde de Güneş ve Ay resmedilmiş, bu ikisi kutsal ışıkları sayılmış ve etkileri araştırılmış. Hatta o dönemde, çıplak gözle Satürn’e kadar gezegenler gözlemlenmiş,incelemeler yapılmış. Tarih içinde astroloji bir çok kolda gelişim göstermiştir. Özellikle Hindistan, Mezopotamya, Mısır, Arabistan, Çin, Avrupa’da.  Sayısız bir çok bilim insanı ve astrolog yetiştirmişlerdir. Hatta sayın amca siz Koperniğin, Newton’un, Gelileo’nun, Platon’un, Farabi’nin, Kepler’in, Bonatti’nin, Pisagorun ve daha bir çok bilim insanının aynı zamanda astroloji adına çalışmalar yaptığını hatta astrolog olduğunu biliyor muydunuz ? Hatta Hipokrat’ın, ‘’Astrolojiyi bilmeyen bir tıp hekimi düşünemiyorum’’ dediğini biliyor muydunuz ?  Veya Einstein’ın "Astroloji kendi başına bir bilimdir ve aydınlatıcı bir bilgi yığını ihtiva eder. Bana bir sürü şey öğretti, astrolojiye çok şey borçluyum. Jeofizik bulgu, yıldızların ve gezegenlerin yeryüzüyle bağlantılı gücünü gözler önüne seriyor. O halde astroloji de bir ölçüde bu gücü sağlamlaştırıyor demektir. Bu nedenle astroloji insanlığa hayat veren bir iksir gibidir."  dediğini… Peki sizce astrologlar sadece insanların burçlarına göre mi analizlerde bulunuyor ? Elbette değil, burçlar sadece insanların daha kolay anlayabilmesi için kullanılan takım yıldızlarının isimleridir. Biz boğa dediğimiz zaman aslında ‘’Boğa Takım Yıldızı’’ndan bahsetmek isteriz. Güneş, ay ve diğer bütün gezegenleri bir taslak üzerinde etkilerini inceleriz, bir çalışma prensibimiz, kurallarımız, kullandığımız istatistikler vardır. Öyle mahalle bakalı Mehmet amca stili köşe yazısı yazmaya benzemez bizim işimiz.  Şu konuda sadece hak verebilirim, nasıl her mesleğin maskaraları var ise, aynı şekilde bizim işimizinde maskalaraları bulunmakta! Eğitimsiz, işsiz, güçsüz takımın popülerite kazanmak ve günü kurtarmak adına abuk sabuk şeyler yazıp, çizen bir kesim var. Şarkı sözlerini burçlarla ilişkilendirerek twit atanlar mı dersiniz, daha gökyüzünde yeni ay zamanını bile doğru yazamayan mı, yoksa atasözleri ve deyimleri burçlara ekleyerek insanları kandıran mı? İşte bunlarda bizim işimizin cilveleri!

Türkiye’de üniversite seviyesinde eğitim bölümünün açılmaması bu konunun bilimsel veya eğitim gerekmediğini göstermez. Tabi sığ bir görüşle sadece Türkiye’yi baz almıyorsanız. Mesela Amerika Seattle şehrinde Kepler akademisi, Galler Üniversitesi, Londra üniversitesi, Avusturya ve Viyanada Akademilerde…vb bir çok yerde astroloji eğitimi verilmektedir.  

Kıssadan hisse, iyi ki yıl sonu geldi ki bazı köşe yazarları astrologlar üzerinden CER’e çıkabiliyor… Yatıp kalkıp dua edin, yoksa yazacak malzemeniz kalmayacak…



29 Mayıs 2011 Pazar

Astroloji ve Astrolog Ne Değildir ?



            İletişim şeffaflaştığı, sınırların yavaş yavaş iyice ortadan kalktığı, her türlü bilgiye çok rahat bir şekilde ulaşılabilindiği bir süreç içindeyiz artık. Tabii ki bu bilgilere kolay ulaşılabilirlik yanında dejenerasyonu ve akabinde aynı bilgiyi yozlaştırarak ta kullanılabilmesine ne yazık ki imkan sağlamakta. Bu her türlü bilgi için geçerli ama benim değineceğim konu mesleğimi en iyi şekilde icra etmeye çalıştığım alan olan “Astroloji” ile ilgili olacaktır.

            Gün geçmiyor ki bir çok kanalda ve programda, sosyal medya içinde hızla türeyen  “Astrolog?”lar görüyorsunuz. Elbette aralarında benim gibi bu işin eğitimini almış ve aldığı eğitimin getirisi şeklinde bir takım bazı özel teknikleri kullanarak işini icra eden kişilerde var ki zaten sözüm onlara değil. Bir kısım “Astrolog?”lar var ki, “Haftanın hangi günü hangi rengi giymeniz, hangi taşı takarsanız uğur getirebileceği, hangi renklerin haritalarınızda ki sert görünümleri silebileceğini, ne tür müzikler dinlerseniz hayatınızda neler etki edebileceği” gibi tabiri caizse saçma sapan,açıklamalar yapıyorlar. Hatta bu kişiler danışmanlıkları esnasında, benim inanılmaz dikkat ettiğim “Fal” ile “Astroloji”’yi iç içe sokup, Tarot..vb malzemeleri kullanarak hem işini doğru dürüst yapmıyor hem de danışanının aklında Astroloji ile ilgili çok yanlış bilgiler edinilmesini sağlıyor. Hatta öyle ki bazıları kendisine Danışan olarak gelenlere Astroloji’nin yanında “Büyü bozucu, şans getirici, ..vb” bir takım muska gibi şeyler hazırlayıp verildiğine şahit oldum, duydum.

            Buradan yola çıkarak, Astroloji size hangi gün hangi rengi giymenizi, hangi taşı taktığınızda uğur getireceğini, ne tarz bir müzik dinlediğinizde haritanızda ki sert etkileri sileceğini söylemez! Hatta Fal ve Astroloji asla ve katta yan yana anılmaması gereken, muska, büyücülük..vb herhangi bir konu ile ilişiği olmayan çok ciddi Matematik ve Geometri, İstatistik bilgilerinin de bilinmesi gerektiği muhteşem bir bilgi sistemidir.

            Peki bunun dışında Astroloji nedir ve bir Astrolog nasıl olmalıdır? Bunun üzerine apayrı bir kitap bile yazılabilir ama ben çok kısa ve öz bir şekilde bahsetmeye çalışacağım.

            Astroloji; İnsanlığın var oluşu kadar eski bir bilgi sistemidir. Önce Güneş-Ay ikilisi ve etkileri ile başlayan serüven, o dönem çıplak gözle görülebilen Satürn’e kadar olan gezegenler (Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter) titizlikle ve dikkatle incelenerek önce dünya, doğa üzerinde ki etkileri araştırılmış, keşfedilmiş ardından bireysel olarak etkileri araştırmalar, incelemeler, sonucu öğrenilmiş. Ardından bizlerin Jenerasyon diye bahsettiğimiz Uranüs, Neptün, Pluton’ da gezegenler sınıfına dahil olmuştur. Sabit yıldızlardan, arap noktalarından..vb bahsetmiyorum bile!  Bunun yanı sıra Astrolojinin gelişimine “Mısırlılar, İranlılar, Persler, Hintliler, Yunan ve Romalılar ve Araplar” büyük katkılar olmuştur. Yeni sistemler, teknikler geliştirmiş ve olan bilgiyi üstüne yenilerini de ekleyerek kullanım alanlarını çoğaltmışlardır. Çok değerli eğitmenin Öner Döşer’in bir yazısından minik bir alıntı ile Astroloji’nin aslında nasıl temeller üzerine oturtulduğu ve hangi alanlarda kullanıldığını daha iyi anlamamıza neden olacaktır.  Ortaçağda, astrolog genellikle papaz veya en azından dinsel eğitim görmüş kişiydi. Bunun sebebi, kilise dışında böyle bir eğitim imkanı olmamasıydı. Eğitim olmadan, bir kişi astrolog olamazdı. Eğitimin ilk aşamasında matematik vardı. Ortaçağın başlarında, astrolojiyi çekici kılan şeylerden biri insan yaşamının her yönüne tatbik edilebilir olmasıydı. Bunlardan biri de tıptı. 18. yüzyıla kadar, bazı üniversitelerde astroloji sınavını geçmeden doktor ünvanı almak imkansızdı ve gezegensel pozisyonların tanı ve teşhiste kullanılması yaygındı. 15. ve 16. yüzyıllar boyunca Avrupa’daki birçok üniversite, tanı, ön teşhis ve hastanın durumunu tedavi etmekte kullanılacak ilaçların seçimine yardımcı olarak astroloji çalışmalarını içeren bir tıp müfredatı sunmaktaydı. 13. yüzyılda üniversitelerde kabul görüyordu. Bu da astrolojinin lehine olmuştu. Kilise, astrolojiyi bir bilim olarak tanımak zorunda kalmıştı. O dönem astrolojisi, insanın kozmozdaki yerini keşfetmesi ve dünyevi yaşamının dışında duran “gerçekliğin” farkına varmasını sağlayan astrolojiydi.

Tabi Astroloji’nin eski gücünü kaybetmesinin bir çok nedeni bulunmaktadır, dönemin siyasi ve politik akımları, Batı Roma İmparatorluğunun çöküşü ve 2’ye ayrılması döneme ait bir çok önemli  yazılı kaynakların savaşlarda yakılıp yok edilmesine sebep olmuştur. Ebu Ma’şer, Maşa’allah, El Biruni, Guido Bonatti, Morinus, William Lilly gibi büyük astrologlar Astrolojinin gelişimine büyük katkısı olan önemli bilim insanlarıydılar.

            Astroloji gökyüzünde ki etkileşimleri “Yorumlama” değil “Okuma” işidir. Bu ikisinin ayrımına çok dikkat edilmelidir. Çünkü Astrolojik Bilgi kişilerin insiyatifleri ve düşünceleri doğrultusunda değişen değil, teknikler üzerine kurulu bir bilgi sistemidir. Bu işi yapabilmenin yolu öncelikle doğru eğitimden geçmektedir.

            Bir Astrolog ancak sizin doğum haritanızı okuyabilir ama asla yorumlayamaz, kendi düşünce ve fikirlerini söyleyemez! Yönlendiremez, yaklaşan koşulları, gökyüzünün etkileşimlerini sizlerin anlayabileceği sade bir dil ile size aktarır ve her zaman seçim sizindir!

            Astrolog; doğum haritanızla birlikte yaşam yolunuzda ki, karakteriniz finansal kazançlarınız, yakın çevre ile ilişkileriniz, aile hayatınız, aşk hayatınız, iş yaşamınız ve potansiyelleriniz, evlilik, sosyal çevreniz , yeteneklerinizi almış olduğu eğitimle birlikte bazı özel teknikler yardımı ile doğum haritanızın vaad ettiği olayları ve potansiyellerinizin ne zaman ne şekilde açığa çıkacağını öngörebilen kişidir.

            Bir Astrolog, herkesi olduğu gibi kabul eder, yaptıkları ve düşüncelerinden dolayı karşısında ki kişiyi eleştirmez, objektif bir göz ile doğu haritasını, potansiyellerini ve haritanın vaad ettiklerini anlatır. Ama hangi yola nasıl gitmesi gerektiğini ASLA söylemez.

            Bir Astrolog, sadece gelecekle değil, geçmişle de ilgilenen kişidir. Lakin “Geçmiş Geleceğin” aynasıdır ve geçmişte ki gökyüzü konumlarını ve olaylarını iyi analiz edip gelecek hakkında ön görü sahibi olabilir.

            Bir Astrolog yaptığı işin içine, Fal, büyü, muska..vb şeyleri katmaz, katılmaması gerektiğini bilir, insanları aldatmaz, rencide etmez, kandırmaz! En önemlisi kimin ne giyeceğine ve ne takacağına karışmaz!

            Aklıma eserse bu yazıya daha sonra eklemeler yapabilir, yazı dizisi haline dönüştürebilirim. Ama şimdilik bu kadar…

Sevgiler…